En iyi girişim kendini müşterilerine en iyi anlatabilendir

Müşteri odaklı bir girişim her zaman kazanır!

Evet bu cümle birçok girişim için geçerlidir ancak birçok girişimci bunu sadece pazara çıkmadan önce bir kez uyguladığında yeterli olduğunu düşünür. Her adımda müşterilerle temas halinde olmak birçok girşimciye zaman kaybı gibi gelir. Halbu ki asıl zaman kaybı müşteriye sormadan sunulan ürünün tekrar değiştirilmesi sırasında yaşanır. Tabi ki pazardaki tüm müşterilere ulaşıp onların fikirlerini almak mümkün değil. Ancak hedef kitlenizle birebir örtüşen bir grupla ürününüzü test etmek çokta zor olmasa gerek. Tabi ki bunu yaparken kendi ürününüzü çok iyi tanıdığınız için müşterilerinize çok basit bir dille sunum yapmanız ve onları her yönü ile tanımanız gerekmekte. Bunla birlikte  ürününüze gereksiz ve aşırı özellikler eklemekten hızlı ve masrafsız bir şekilde de kurtulmuş olucaksınız.

1) Girişiminiz anane testini geçebiliyor mu?

Bir girişimci olarak her ne yaparsanız yapın ürettiğiniz ürün yada sağladığınız hizmet insanların hayatlarına dokunmalı ve onların hayatlarını kolaylaştırmalıdır. Hayatını kolaylaştıracağınız hedef kitleniz ise son kullanıcılar yada  bu kullanıcılara hizmet verenler şirketler olabilir. Hedef kitleniz her kim olursa olsun girişiminizi 15 saniyede anlatabileceğiniz ve 7’den 77’ye herkesin anlayabileceği bir hale getirmeye çalışın.Hatta eğer mümkünse girişiminizi ilk önce ananenize anlatın bakalım girişiminiz gerçekten kendi ananenizi geçebilecek mi.

2) Müşterilerinizle konuşun ama öncelikle SİZ müşteriniz olun.

Japonya pazarına girmek isteyen bir yoğurt firması tüm pazar analizlerini kurallarına göre yapar. Hatta sokaklara stantlar kurup bire bir insanlara bu yoğurdu denetir. Pazar araştırmalarına göre her 100 kişien 84’ü yoğurdu çok sever ve firma Japonya pazarına açılmaya karar verir. Ancak ürün piyasaya sunuluğunda sonuç tam bir fiyasko olmuştur. Tüm reklam ve pazarlama aktivitelerine rağmen 1 ayda neredeyse hiç ürün satamayan şirket büyük zarar uğrar. Herşey kitabına uygun yapılmıştır ancak çok küçük ve hayati bir noktayı atlamışlardır. Japon kültüründe ‘hayır beğenmedim’ denmediğini! Herşey kağıt üstünde mükemmel planlanmasına rağmen bu araştırmanın kültürel boyutu atlanmıştı. Evet müşteri geri bildirimleri yeni sunulacak ürünler için çok kritiktir ancak daha da önemlisi müşterinizin PERSONA diye adlandırılan karakter analizidir. Önce müşterinizi çok iyi tanıyın, onunla zaman geçirin, neleri sevip nelerden hoşlanmadığını keşfedin , zamanını nasıl değerlendirdiğini ve nerelere gittiğini hatta çevresinde nelerin olduğunu öğrenin. Önce müşterinizi  A’dan Z’ye tanımaya çalışın.Tabi kültürel faktörleride hesaba katın.

3) Daha fazla özellik daha fazla müşteri demek değildir.

Üreteceğiniz bir ürünün yada sağlayacağınız bir servisin özelliklerini belirledikten sonra her ekleyeceğiniz özellik için tekrar tekrar müşterilerinize danışın. Sizin düşündüğünüz harika bir özellik müşterilerinizin hiç hoşuna gitmeyebilir yada onlar için anlamsız olabilir. Hiç kullanmayacakları bir özelliği eklemek için harcayacağınız kaynakları çok farklı şekillerde değerlendirebileceğinizi unutmayın. Asıl olan müşterilerinizin gerçekten hangi problemine en kolay, en hızlı ve en ekonomik şekilde nasıl cevap verdiğinizdir. Bu üçlemeyi düzgün bir biçimde denkleştirdikten sonra ilk etapta daha fazla özellik eklemeden hemen satışa geçin.